8.SINIF İNGİLİZCE SIFATLAR

Should/Shouldn't

Should : -meli ,-malı ,...iyi olur anlamında tavsiye için kullanılır. ( advice ,criticism )

"Must" ve "have to" ya göre daha zayıf bir mecburiyet anlamı taşır.

Örnek ( example ) :

He should drive more carefully.Daha dikkatli sürmeli./sürse iyi olur
You should try to make more of an effort.Daha fazla çaba sarfetmelisiniz. 


Can & Could

Can :
- ebilir ,-abilir anlamına gelir

1- Yeteneklilik gösterir ( ability )

Örnek ( example ) :

Animals can't speak. Hayvanlar konuşamazlar.

She can speak engilish.
O ingilizce kouşabilir.

2- İzin gösterir ( permission )

Örnek ( example ) :

You can have a party. Partiye gidebilirsin.

Could :

1- Present olarak izin istemek , olasılık ve nazik bir istek için kullanılır.

Örnek ( example ) :

Could I borrow your pen ? Kaleminizi ödünç alabilir miyim ? ( permission )
It could snow tonight. Bu gece kar yağabilir. ( probability )
Could I invite you to drink tea ? Sizi çay içmeye davet edebilir miyim ? ( request )

2- Can in past şekli olarak kullanılır ( ability ).

Örnek ( example ) :

She could play the piano at the age of four. O dört yaşındayken piano çalabiliyordu.
We couldn't go out last night. Dün gece dışarıya gidemedik.



Be Able To

Be able to :
-ebilir , -abilir olmak

Can in yerine kullanılabilir.Kuruluşunda "to be "fiili olduğu için "to be" fiilinin girebildiği tense lere girer.

Örnek ( example ) :

I am able to answer this question.Bu soruyu cevaplayabilirim. ( ability )
I was able to swim across to river. Nehrin karşı tarafına yüzebildim. ( ability )



Will

Will :
nazik bir teklif , bir rica için kullanılır. ( requests )


Örnek ( example ) :

Will you give me a hand ? Bana elini verir misin ?
Will you , close the window please ? Pencereyi kapatabilir misiniz lütfen ?



Would / Wouldn't

Would :
Nazik bir rica , teklif için kullanılır.( offers ,requests ) Will in past ı olarak da kullanılır.

Örnek ( example ) :

Would you please clean the table ? Lütfen masayı temizler misiniz ?
Would you mind helping me ? Bana yardım edebilir misiniz ?
John wouldn't wash the car today. John bu sabah arabayı yıkamak istemedi.



Must

Must :
-meli , -malı ,...lazım vbz.

1- Gereklilik ,lüzumluluk gösterir ( necessity ) .Sert bir emir ya da tavsiye için de kullanılır ( obligation )

Örnek ( example ) :

You must study hard. Çok çalışmalısın.
You musn't neglect your work Ödevini ihmal etmemelisin.

2- "Must" ın past hali yoktur.Çoğunlukla gereklilik ve tavsiye anlamında kullanıldığı zaman must,should , ought to ,"indirect" konuşmalarda past halde yalın olarak kullanılabilir.Normal olarak "have to" nun past hali olna "had to" dan yararlanılır.

Örnek ( example ) :

He must finish the work on time .( present )İşini tam vaktinde bitirmek zorunda.
He had to finish the work on time .( past )O, işi tam vaktinde bitirmek zorunda kaldı.




Have to & Has to

Have to :
-ya mecbur olmak , ....zorunda olmak ( necessity , obligation )

Has to :
aynı anlamda 3. tekil şahıslarda kullanılır

Örnek ( example ) :

I have to get more exercise for pass my exam. Sınavımı geçmek için, daha fazla alıştırma yapmaya mecburum. ( present )

She has to find a job after finish her scholl.Okulunu bitirince iş bulmak zorunda.( present)
He had to leave early yesterday. Dün erken ayrılmak zorunda kaldı.( past )


May & Might

may : -ebilir , abilir gibi anlam verir.

1- Present anlamda bir olasılık , ihtimal gösterir.( possibility ) ( %50 certain )

Örnek ( example ) :

He may come again. O , yine gelebilir.
Sally may be learning. O , belki öğrenebilir.

2- İzin için de kullanılır ( permission )

Örnek ( example ) :

Guests may not smoke in their rooms.Misafirler bu odalarda sigara içemezler.
She may drive my car whenever she wants to.O , ne zaman isterse arabamı kullanabilir.

Might :
-ebilir , -abilir anlamına gelir.


1- Present olarak ihtimal gösterir ( possibility ).İhtimal olarak may den biraz daha zayıf olarak düşünülür.( % 40 certain )

Örnek ( example ) :

I might buy a new dress next week. Önümüzdeki hafta yeni bir elbise satın alabilirim.

2- İzin için kullanılır.( permission )

Örnek ( example ) :

Might I bring a friend to the wedding ? Düğüne bir arkadaşımı getirebilir miyim ?

3- Past olarak diğer bir past cümle ile birlikte kullanılır.

Örnek ( example ) :

The teacher knew we might visit her. Öğretmen kendisini ziyeret edebileceğimizi biliyordu.
We said that you might go. Gitme ihtimaliniz olduğunu söyledik




Ought To

Ought to :
"sholud " ile aynı anlamdadır.Sorularda tercih edilir.( advice ,criticism )



Örnek ( example ) :

He ought not to neglect his work. O , işini ihmal etmemelidir.
You ought to be more polite to her.
Ona karşı daha resmi olmalısın.




Shall

Shall :

....mi ?Nazik bir teklif ve fikir iletme olarak sadece 1. tekil ve 1. çoğul şahıslarda kullanılır.
( offers , suggestions )

Örnek ( example ) :

Shall we dance ? Dans edelim mi ?
Shall we stop for a drink ?İçmeye son verelim mi ?

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !